Türkiye’de ve Dünyada Kadın Mücadelesi

Son yıllarda, Dünya’ya kadın kurtuluş mücadelesi ve kadınların kazanımları damga vurdu. 2014’te kadınların IŞİD çetelerine karşı Kobani Direnişi’nin öncülüğünü yapmaları ve enternasyonal kadın dayanışması Ortadoğulu kadınların on yıllardır verdikleri mücadelenin de eseriydi. Bugün hala Kobani ve Rojava’da kadınlar, kazanımlarını koruma ve birbirleri için daha y hayatların mücadelesini veriyorlar. Şili’de 2018’lerde az sayıda kadının başlattığı kadın hareket de kadınlar ve LGBTİ+’lar için kazanımlar elde ediyor. 2018’in 8 Mart’ında İspanya’da, 7 milyona yakın insan, feminist kadınların örgütlediği ve kazanımla sonuçlanan grevle, tarihe geçtiler. “Biz durursak, dünya durur.” diyen İspanyol kadınların sloganı, yaşamlarımızı etkileyen bir gerçek oldu. 2019 ise tam anlamıyla kadınların yılı oldu. En önemlisi, kadınlar ve LGBTİ+’lar nerede olursa olsun yalnız olmadıklarını bilerek mücadelede yer aldılar. Eylemler, dünyanın herhangi bir yerinden, başka bir yerdeki kadınlara-LGBTİ+’lara ulaştı ve dayanışmayla yenden üretildi. Şili’de feministlerin ‘Las Tesis’ dansı birçok ülkede yankılandı, aynı ritimde buluştuk. 25 Kasım’dan 8 Mart’ta çıktığımız sokaklar, Las Tesis’le ve dansla coştu. Olması gereken oldu ve dünya geneline yayılan bu danslı eylem, kadın hareketlerinin ardıllarının habercisi oldu. İstanbul Sözleşmesi, sadece bizlerin değil Polonyalı kadınların-LGBTİ+’ların da gündemine tekrar girdi. AKP-MHP ittifakı gibi Polonya Aşırı Sağı da kadın-LGBTİ+ düşmanlığıyla hem sözleşmeye hem de yaşamlara saldırdı. Mücadele sürerken, kürtaj hakkını tamamen ortadan kaldıran anayasa düzenlemesine karşı milyonların zapt ettiği sokaklardan zafer sesler geldi, düzenleme geri çektirildi. Evlerde emeğimizin yok sayılması, iş yerlerinde mobbing, değersiz emek muamelesi, eğitimde eşitsizlikler, sokakta ve her yerde cinsel ve fiziksel şiddetin değişik çeşitleri, kimliklerimizin yok sayılması… Şöyle bir baktığımızda, hepimiz benzer sorunlarla boğuşup, ayakta kalmaya çalışıyoruz. Erkek egemenliğe karşı evde, okulda, işte, sokakta direnen kadınlar LGBTİ+’lar olarak derdimiz ve dermanımız mücadelemizde, isteklerimizde kesişiyor.

Mücadelemiz bizi güçlendiriyor ve çözümlerimizi üretmemizi, hayata geçirmemizi sağlıyor.

Ne giyeceğimize, nerede giyeceğimize, söyleyeceğimiz söze-düşüncelerimize karar vermek isteyen erkek iktidarlar karşısında; sokakta, sosyal medyada ve hatta hapiste direnen kadınlarla güçleniyoruz. Mısır’da “Yarın çok geç olacak!” diyerek, kara çarşafıyla Tahrir Meydanı’na çıkan, sadece gözler ile erkeklere gerçeği haykıran, sendika kuran Mısırlı kadınlar… Bangladeş’te ülke çapında yollara barikat kuran, İçişleri Bakanını istifaya çağıran kadınlar… Kadın sünnetini mücadele ile engelleyen, seyahat etme özgürlüğü kazanan, LGBTİ+’lara dam cezasını kaldırtan, şeriata karşı direnen Sudanlı kadınlar… 2019’da, 22 yaşındaki Sudanlı Alaa Salah’ın kitleye “Kadının yer devrimdir!” sloganıyla verdiği mesaj ve bir arabanın üzerinde, beyaz giysileriyle, söylediği şarkıyla milyonlarca kadına umut olan görüntüsü… AKP-MHP faşist ittifakı, işçi ve Kürt düşmanlığı yanında, kadın ve LGBTİ+ düşmanlığında da aynı çizgide hareket ediyor. Sadece Türkiye’de değil, bütün Ortadoğu’da yaşamı kadınlara-LGBTİ+’lara dar ederken, karşısında duran büyük bir hareketin örgütlenmesini sağladığını fark etmiyor; bu topraklarda her zaman ırkçılığın, sınıf düşmanlığının ve erkek egemenliğin kazandığı gerçeğiyle, gayet rahat hareket ediyor. Fakat artık bizler, özellikle patriyarkal kapitalizme karşı örgütleniyoruz ve kaderimiz onların iki dudağı arasına bırakmıyoruz. Kadınlar-LGBTİ+’lar olarak, hep birlikte kurtuluşumuzu örgütlüyoruz. Yaşasın örgütlü kadın mücadelemiz!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir