Pandemide LGBTİ+

ÖZCAN

Yaşam alanlarının tümünde her koşulda gölgede bırakılan, şiddetin tüm biçimleriyle karşı karşıya kalan LGBTİ+ lar gerek toplumsal gündemler, gerek siyasal gündemlerde de üretilen nefret politikalarının altında sıkıştırmakla baş başa kalmakta. Pandemi sürecini LGBTİ+ lar için birçok başlıkta ele almakta fayda var. Bu başlıklar, birbirinden hayati ve önemli başlıklar olup genel olarak baktığımızda ise sorunların bir bütünü oluşturur. Fakat sorunların hangi politikalar üzerinden derinleştiğini görmemize yardımcı olması açısından ayrı ayrı değerlendirmek önemlidir. Bu süreç bizlere pandeminin tek başına yarattığı sorundan çok, siyasi iktidarın ve toplumsal algıların, pandemi sürecinde yürütülen nefret ve eşitsizlik politikalarıyla daha da yaşanılası zor bir süreci doğurmasını ve bunun eşitsizlik ve nefret politikalarının, başta LGBTİ+ lar için ve tüm toplumsal kesimlere nasıl etki ettiğini gözler önüne sermiştir.

BERMUDA ŞEYTAN ÜÇGENİ: EKONOMİ, AİLE VE SİYASİ İKTİDAR

Bu üç başlık birbiri ile doğrulan ilişkilidir ve pandemide LGBTİ+ lar için sorunların çoğunu bu başlıklar oluşturmaktadır. Mevcut sistemde de LGBTİ+ lar için cinsel yönelim ve cinsiyet kimliklerinden dolayı eşitsiz olan çalışma hayatı, pandemi ile beraberinde gelen ekonomik çöküş ile birçok özneyi aile evlerine geri dönmek zorunda bırakmış oldu. Çünkü ekonomik özgürlüğün mümkün olmayan bir noktaya evirildi. Bu süreç başlı başına, yaşam alanını yok eden bir noktaya çekmiş oldu. Kendi hayatını kendi iradesiyle oluşturmaya çalışan özneler çıktığı aile evinden tekrar oraya dönmesi bir tecrit alanı oluşturmaktaydı; yan kendilerini sağaltacak alanlara ulaşamıyordu. Bir yandan ailenin pandemide oluşan birçok sorunla artan geleceksizlik kaygısına kapılması, biz LGBTİ+ lar için aile ile daha da baskıcı bir ilişkilenme içine sürüklemiş oldu. Bu süreçte siyasi iktidarın nefret politikalarını körüklemesiyle her gün aynı evde kalmakta zorunda olduğun aile ile çatışma alanları daha da arttırmış bir çıkmaza doğru sürüklenmiştir. Örneğin Cuma hutbesi… Birçok medyada yayınlanan ve pandemiyi LGBTİ+ lar ile ilişkilendiren nefret hutbesi en büyük örneklerindendir. Alanların daraltılması sadece eve dönmekle sınırlı değil öznelerin kendilerinin oluşturduğu hayat pratiklerinin de önüne geçmiştir, özneler yan yana gelememiş dayanışmayı yan yana örecek alanları bulamamıştır. Bu doğrultuda yalnızlaştırılmaya çalışılmaktadır, çünkü yan yana gelmemizi siyasi iktidar için en tehlikeli olanıdır. Ve bu süreci yönetememesinde, gelecekteki politikalarına zemin hazırlamak için nefret hutbesini bir fırsat olarak kullanmıştır. Bir yandan bu süreçte başlayan sosyal yardımlarda ise pekte farklı sonuçlar ortaya çıkmamıştır. Birey olarak bu yardımlara ulaşma hakkına sahip olmamıza rağmen kimliklerimizden dolayı daima en sonlarda kalmış olduk.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir