Mor Ateş Kuşları Feminist Mücadelemizde Yaşıyor ♀️

“Karıştırdık sıla nere, gurbet hangisi

Bizim gibi gurbetçi görülmemiştir

Git oldu can, sürgün geldi dayandı

Diktiğin fidanlar sen olmayanda

Yel vura ırgalana, gün vura duldalana büyüyecek

Yasa şu ki ekinler yürüyecek

Bebek dillenecek, güçsüz hallanacak

Sis kalkacak İsfendiyar başından

Selam olsun bizden önce geçene

Selam olsun dosta, hasa, çile çekene

Selam olsun dayanana, düşene

Yüreğim yürektir, bakma gözüm yaşına”

Kadınların patriyarkaya karşı mücadelesinin gün gün büyüdüğü, Ortadoğu’dan Güney Amerika’ya erkeğin ve devletin mor boyalar, ateş ve adaletle sınavının savaşçıları, cadılar, cadılarımız… 

Patriyarkal kapitalizmin, ekonomik ve siyasal çıkarlarına, sürdürdüğü savaşlara karşı açılan mor bayrakların gökyüzündeki kanatları…

Kızkardeşliğin, yoldaşlaşmanın, sınırtanımazlığın, cüretin, birleşik kadın mücadelesinin ve patriyarkal kapitalizmle savaşmanın, feminist zorun öğreticileri…

Gökyüzünde hiç durmadan uçan mor ateş kuşları, kadınların kurtuluş mücadelesinin işaret fişeği 4 feminist yürek, Eylem, Özge, Asiye ve Göze…

Patriyarkal kapitalizmin kendini sürdürmek için son çırpınışlarını gerçekleştirdiği bu süreçte, Filistin’de İsrail’e karşı sapanla, taşla, silahla en ön cephede, gülümsediği direniş fotoğraflarıyla onlarca MARİAM AFİFİLER, Kolombiya’da yolsuzluk ve yoksulluğa karşı “ulusal grev” çağrısında barikat başındaki kadınlar, Bakur’da erkek-devletin kolluğuyla kaçırma, kaybetme, taciz-tecavüz saldırıları karşısında dünyanın her yerinde direnen, mücadele eden kadınlar olarak; Siyasette kürt kadınların eşbaşkanlık kazanımlarını almaya yönelik kayyum saldırılarının karşısında ısrarla ve inatla erkek-devleti yargılayan kadınlar, Rojava’da faşizme ve patriyarkal kapitalizme karşı kadınların birleşik devrimini kuşanmış savaşçı kadınlar, Türkiye’de AKP’ye yakınlığı ile bilinen Cengiz Holding’in yıkımına karşı İkizdere direnişçisi kadınlar, tacizci müdürlerini teşhir ederek istifaya zorlayan, ücretsiz izne ve kodlarla işten atılmara karşı aylardır direnen Migros işçisi kadınlar, İSTANBUL SÖZLEŞMESİ’Nİ feshettirmeyeceğiz diyerek sokaklara, meydanlara, teleferikten parklara ve hatta denizlerin altına bile sözünü taşıyan kadınlar olarak karşı saldırıya geçiyoruz. Yüzyılların erkek tarihinin üzerini çiziyor, “elimizin hamuruyla” ilmek ilmek yaşamı örüyoruz.

Tarihin en zor sürecinde, barbar Işid çetelerine ve AKP faşizminin sömürü düzenine karşı Kobane’de, Serekaniye’de Dar-Azza’da savaşırken ölümsüzleşen mor ateş kuşlarının öğretileriyle mücadele ediyoruz. Özgürleştirdikleri topraklarda çıkan çiçeklerle fistanlara renklerini verdiler, yasakların üstüne yakılan zafer sigaralarının ucunda yandılar, dumanıyla karıştılar rüzgarlara; feda ruhunu kuşanıp dikenli tellerin üstünde, son kurşunlarını sınırlara sıktılar. Böyle yayıldılar bütün dünyaya. Kadınların kurtuluş mücadelesinin ihtiyacı neyse ilk onlar sorumluluk bildi, bundandır ki ilk onlar yürüdü özgürlüğe.4 işaret fişeğiydi onlar, şimdi biri Filistin’de, biri Kolombiya’da biri Türkiye’nin kuzeyinde, biri Rojava’da; yarın nerede ihtiyaç varsa orada olacaklar. Nere hazırsa bahara orada çiçek açacaklar, nerede bir kadın tel örgülerin arkasındaysa orada yanacaklar, nerede özgürlük türküsü varsa oraya ses olacaklar. Onlar, sıkılı yumruğumdaki pusulamız. Rotamız, ayak izleridir. Onlar kanatlarıyla rüzgarını yönünü değiştirdiler. Ölümsüzlükleriyle öğretici oldukları kadın kurtuluş mücadelemizde onlardan aldığımız güçle, adımladıkları sokakları adımlayacağımıza, meydanlarda onların sesi olup haykıracağımıza, bahara hazır bu memlekete mor sardunyalar açtıracağımıza söz veriyoruz.

MOR ATEŞ KUŞLARI ÖLÜMSÜZDÜR!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir