Kadınlar Durursa Hayat Durur

Yaşadığımız topraklarda kökleri 1839’a uzanan tüm dünyada ise son birkaç yıldır yayılarak devam eden kadın grevi Türkiye Kadın Hareketi’nin önemli gündemlerinden birisi. Esasında henüz belirlemediği “talepler” ile patriyarkaya karşı yelpazesini de belirleyeceğimiz şekilde yapmayı planladığımız kadın grevimiz ilk tartışma gününden bu güne çokça yol kat etti. 1839’da ilk adımlarını atmıştık aslında. Osmanlı’da Feshane işçisi 50 kadının ödenmeyen ücretlerinin ödenmesi talebiyle Babıali’ye yürüyerek bağımsız kadın greviyle taleplerimizi haykırmaya bu noktadan başlamışlardı.

Yine 1937’nin 16 Şubat’ın da Detroit’te kadınlar çalıştıkları puro fabrikasında sendikalılaşabilmek için greve gitmişlerdi. ABD’den İzlanda’ya, Arjantin’den İsviçre’ye Dünya’nın dört bir yanında çeşitli şekillerde ve taleplerle birçok kadın grevi örneğini görebiliriz. 1 saatlik iş bırakma eylemiyle çalıştığımız iş yerlerinde güvenceli çalışma ve eşit ücret için direnirken de görebilirsiniz bizi. Gün boyu süren genel kadın greviyle barışı haykırırken de… Bu grevlerimizin ortak noktaları, kendi taleplerimizle, kendi sözümüzü kurarak, kendi kazanımlarımızı sağlamış olmamız. Hem de yalnızca kapitalist üretim ilişkilerine sıkışmadığımız ve onun üzerinden yalnızca kamusal alanda ki ücretli emeğe dair taleplerimizin olmadığı grevlerle “grev”lerin ezberini bozduk. Kürtaj hakkı için 3 Ekim 2016’da Polonya’da yapılan kadın grevi bunlardan yalnızca bir tanesi.

Peki Türkiye’de tartışılan kadın grevine dair ne söyleyebiliriz? Burada ki en önemli noktalardan biri yukarıda da belirttiğimiz gibi grev denilence aklımıza yalnızca ücretli emeğin talepleri ya da ücretli emek içerisinde ki kadınların gelmemesi. İşçi grevlerinden farklı olarak yalnızca kapitalizme karşı üretimden gelen gücün kullanılması olarak daralttığımız da patriyarkanın diğer zeminlerde ki varlığını göremeyiz. Bu zeminlerden en önemlisi herkesin kabulü ki ücretsiz, ev içi emek üreten kadınlar ve bu konuda oluşturacağımız fikrin ta kendisi. Diğer yandan cinsiyetçiliğin-erkek egemenliğin toplumsal yaşama sirayet eden diğer zeminleri; eğitim, sağlık, medya, bakanlıklar, cinsellik vs. bu zeminlerde hangi sınıftan, hangi nedenden var oluyorsak olalım tüm kadınların tamamının bu grevin bir parçası hissetmesi çok önemlidir diye düşünüyorum. Çünkü nasıl ki kapitalizmin işçi sınıfı üzerinde tahakkümünü sürdürdüğü, sömürüsünü uyguladığı her iş yeri, her fabrika işçi sınıfı için grev alanı ve grev konusuysa, kadınlar açısından da patriyarkal kapitalizmin kadın üzerinde ki tahakkümünü sürdürdüğü, var ettiği ve örgütlediği her alan kadın grevinin sebebi ve konusu olmalıdır.

Kaldı ki yalnızca ücretli emek alanında dahi ücret farklarının yanı sıra kadın işçilere uygulananlarla erkek işçilere uygulananlar arasında ki cinsiyetçilikte, kadın işçilerin ayrı olarak maruz kaldıkları tahakkümde, kapitalizmin patriyarkayla karşılıklı sınıf üzerinde nasıl çıkar güdümünde olduğunu görebiliriz. Bu anlamda kadınların özelinde kadın işçilerin haklarına dönük mücadelelerinin patriyarkal kapitalizmi gerilettiğini görebiliriz. Ve aynı zamanda geçmişte yaşanan süreçlerde örneklerini göreceğimiz üzere patriyarka eliyle işçi sınıfının nasıl bölündüğünü ve sınıf çıkarlarının gerilediğini gözlemleyebiliriz. Bu yüzden kadın grevi aynı zamanda Türkiye işçi sınıfının kapitalizme karşı mücadelesini de ilerletebileceği konusu çok önemli. Kadınların emeklerine, bedenlerine, kimliklerine dönük her türlü tahakküm ve saldırıya karşı mücadele patriyarkal kapitalizmi derinden sarsacaktır. Novamed kadın işçi direnişi, Flormar kadın işçilerin yoğunlukta olduğu, hatta neredeyse hepsinin kadın olduğu işçi direnişi… Bunlar sadece ücretli emek alanında ki direnişlerimiz (ikisinde de uzun süreli grevler yapıldı). Sonuç olarak patriyarkada açacağımız her gedik, kazanacağımız her mevzi kadınların kurtuluşuna giden yolda büyük adımlar olacak. Kadın grevine ilişkin daha yoğunluklu bir örgütlenme ve hazırlık çalışmasına ihtiyacımız var. Aynı zamanda da çerçevesini iyi belirlememize… Buna dair yapılan tartışmalar tüm kadınlara açık şekilde yürütülüyor. Anketlerle, toplantılarla tüm kadınlar bu grevin bir öznesi haline geliyor. Sonucunda çıkacak her grev fikrinin, her deneyimimizin bizi ilerleteceği inancıyla önümüzde ki süreçte yapacağımız kadın grevi için hepimize başarılar.

Yaşasın Kadın Kurtuluş Mücadelemiz!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir