İşçi, Devrimci: Bizim Nadya!

Eylem

2020 yılından Ekim Devrimi’ne uzanmanın hala güncelliğini koruyarak bu yazıyı yazma ihtiyacına
giden iki temel konu ile yazıyı ele alıyorum.
Öncelikle Ekim Devrimi’nin öncü kadrolarından Nadya, bugün halen sadece Lenin’in eşi olarak
anmaya çalışanları görseydi muhakkak onlarla da mücadele edecekti. Çünkü Nadya esasen devrimci
bir kadın, devrimin öncüsü ve devrim sonrasında da SSCB’nin Eğitim Halk Komiser yardımcısıdır.
Nadya yoldaşı tanımak için devrimcilikle nasıl tanıştığını ve devrim süreçlerinden de bahsetmek
gerekiyor. 26 Şubat 1869’da Petersburg’da doğdu. Annesi Elizaveta Vasilyevna Tistrova soylu bir
aileden geliyordu. Babası soylu bir Çarlık askerdi ve görev için Polonya’ya gittiğinde Nadya’nın
annesi ile tanışıp evlendi. Krupski Konstantin Ignateviç, devrimci düşüncelere kapıldığı ve
devrimciler ile görüştüğü için ordudan atıldı sonrasında fabrikada işçilik yapmaya başladı.
Yani bu başlangıçtan anlaşılacağı üzere Nadya, işçi sınıfıyla babasının devrimci düşünceleri
ve sınıf yoldaşları sayesinde haşır neşir olarak büyüyor. Annesi Nadya’nın daha iyi bir eğitim
alması için babası ordudan atıldıktan sonra eski mesleği olan öğretmenliğe dönüyor. Lise
yıllarında devrimci hocaların dersine girmesinin şansı ve küçüklükten bu yana sınıfla iç içe
olması, Sosyalizm sempatisini perçinliyordu. Nadya’nın eğitim hayatı devam ederken
babasını kaybetmesi, genç yaşında annesi ile birlikte öğretmenlik yapmaya başlamak
başlıyor.
Aslında burasını Krupskaya’nın sempatizanlık dönemi içerisinde değerlendirebiliriz. Görev
hayatına başlamasını ise sempatizanlık ve devrimcilik dönemi olarak yorumluyorum.
Sempatizanlıktan Sosyalist Devrimciliğe;
Lise yıllarında eğitim alırken pek çok devrimci tartışma ortamında yer aldı, buralarda
genellikle sakinliği ve zekasıyla biliniyordu. Öğretmenlik yıllarında Çarlık rejiminin eğitim
anlayışına karşı çıkmaktadır. Artık kendini bir Marksist olarak adlandırıyordu. Proterya
sorunları, eğitim sorunları ve toplumsal adaletsizlik ile ilgiliydi. Bunlar için çalışmalar
yürütüyordu.
1894 yılında Lenin ile tanıştı, 1895 yılında İşçi Sınıfı’nın Kurtuluşu Birliği kuruldu. Kısa bir
süre sonra Kruspskaya da Lenin de tutuklandı. Tutukluktan sonra Sibirya’ya sürgüne
yollandılar ve sürgünde evlendiler.
Tutuklamalar, baskılar, sürgünler Nadya’yı bir an olsun devrimci mücadeleden geriletmedi
aksine bu inatçı kadın devrimci, devrime olan inancını daha da yükseltti. Ve içeride dışarıda
mücadelesine hız kesmeden devam etti.
Bolşevikler ve Nadya
1903 yılında Rus Sosyal Demokrat İşçi Partisi’nin Bolşevik kanadına katıldı. Burda oldukça
özverili ve sıkı bir çalışma yürütüyordu. 1905 tarihinde Bolşevik Merkez Komite Sekreteri
oldu ardında devrimci mücadelenin ivme kazandığı ve içten içe çalkalanan, devrimin ayak
seslerinin daha gür çıktığı Rusya’ya geri döndü. Rusya’ya geri döndüğünde artık tam
anlamıyla eğitimci ve devrimci karakterini perçinlemiş; Devrimci öğretmen olmuştu. İki alanda
da su götürmez bir gerçek olarak Nadya, oldukça başarılı bir Marksistti.

Fabrika Grevi ve Krupskaya Öncülüğü
Temel olarak Nadya Kruspkaya’nın devrimcilik sürecini sürgün öncesi ve sürgün sonrası
olarak ele almaya çalıştım. Çünkü sürgün öncesi, heyecanlı öğrenme telaşlısı genç bir
kadındı. Sürgünden sonra ise öğrendiklerini ve heyecanını pratik eylemlerle daha çok belirgin
hale getirdi. Partronunun isteği üzerine fabrikada işçilere okuma-yazma öğretmeye başlıyor.
Kendisi ve birkaç eğitimci yoldaşıyla birlikte hız kesmeden okuma yazma derslerine başlayan
Nadya, işçilerin sınıf bilinci alması görevini de üstlenir ve artık okuma-yazma derslikleri
‘’Devrim dersliklerine’’ dönüşür. Bu derslerin yanı sıra Iskra’nın yayın ve dağıtımında, içerik
üretiminde de öncü rol oynuyordu. Yaklaşık 30 bin işçinin çalıştığı bu fabrikada çalışma
koşulları ve ücretlerinin iyileştirilmesi üzerine greve gidilir. Elbette bu grevin örgütleyici
rollerinden biri de Nadya’nındır. Grevin –görece- kazanımlarından sonra Krupskaya işten
atılır.
Teorik düzlemde oldukça yetenekli olan Nadya, pratik olarak da kendini devrimci görevlere
hazırlamaya devam etmiştir. 1914 yılına geldiğimizde ancak 2 sayı çıkabilen ancak yine de
oldukça önemli bağımsız bir kadın dergisi çıkarır: Kadın İşçi!
Proleteryanın uzlaşılmaz öncüsü, Elitlerle de bitmek tükenmek bilmeyen bir eğitim savaşına
girişiyor. Herkesin erişebileceği, burjuva ideolojisine bağımlı olmayan kütüphaneler inşa
ediyordu. 1917 Ekim Devrimi ile birlikte Eğitim Bakanlığı’ında ciddi çalışmalara imza atıyor ve
devrimin bütün görevlerini özverili bir şekilde ele alıyordu. Görev bilinci Krupskaya’nın yaşam
felsefesiydi. Ve ataerkil kapitalist sisteme baş belası olmuştu.
Komünist Parti üyesi, Komsomol ve Genç Öncüler Hareketi’nin örgütlenme sorumlusu,
Denetleme Komisyon üyeliğinden de Yüksek Sovyet üyeliğine devrim öncesi de devrim
sonrasında gerçek bir öncü devrimcidir Nadya. Sadece Lenin’in eşi olarak görenlerin de
kuşkusuz okuyup içselleştirmesi için de vermiştir eğitim kavgasını, sınıf mücadelesinin en
önemli kadınlarından olan Nadya yoldaşın yolu, mücadelesi bizleri bugün de aydınlatıyor!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir