İran’da Başörtüsü Protestoları ve Direnen Kadınlar

“Ellerimi bahçeye dikiyorum

yeşereceğim biliyorum, biliyorum, biliyorum

ve kırlangıçlar mürekkepli parmaklarımın

arasına yumurtlayacaklar.’’

Fûruğ Ferruhzad – Yeniden Doğuş

İran’da Şah rejiminin devrilmesiyle yerine gelen Hamaney yani Şeriat rejimi, kadınları baskılama ve zorbalıkla biat ettirmeye çalıştı. Öncelikle kadın kimliğine yönelik başlattığı cinskırım operasyonları ile erkek egemen İslam zihniyetini hayatın her alanında göstermeye başladı. Halkları katletti, komünistleri katletti, kadınları ise kontrol altına almaya çalıştı. Ancak bütün bu yaptığı baskılara rağmen başarılı oldu mu? İran’da kadınlar hayatlarını ve mücadelelerini nasıl büyütüyor? Bunların hepsine tarihsel olarak bir göz atalım. Protestolar, Tahran’da tarihsel olarak siyasi eylemlere ev sahipliği yapan İnkılab Caddesi’nde başladı. Vida Muvahhid Aralık ayında beyaz bir başörtüsünü ağaç dalına takarak başörtüsü zorunluluğunu protesto etti. Bu eylem İran için oldukça önemli çünkü devamında kadın dayanışmasının da büyümesinde yardımcı oldu.

Peki, kadınlar bu protestoları neden yapıyorlar? Gözaltına alınmalarına, tutuklanmalarına ya da büyük kefaletler ödemek zorunda kalıyorlar yine de vazgeçmiyorlar. İran’da örtünme kurallarına “Hicab’’ adı veriliyor ve bunlara uymak zorunlu. Başörtü zorunlu, hatta son dönemde yapılan bir yenilikle(!) vücut hatlarını göstermemesi için düğmesiz kıyafet giyme zorunluluğu getirildi. Bunlarla birlikte şeriatın getirdiği pek çok katı zorunluluklar var elbette. Örneğin 2019 yılına kadar (bu yıl kadınların direnişine boyun eğdiler) kadınların maça gitmesi yasaktı. Araba kullanmaları da yasak. Başörtüsü yasağına karşı eylemlere başörtülü kadınlar da katılıyorlar ve “Ben kapanmak istiyorum ama bunu kimse zorunlu olarak yapmamalı’’ diyorlar. Başörtüsü takan ve çıkarmayacağını beyan eden kadınlar, direnişi ve dayanışmayı yükseltiyor. Başörtüsü protestoları özellikle son 2 yılda arttı ve kitleselleşti. Beyaz Çarşamba olarak bilinen eylemlere dünyanın birçok yerinden dayanışma eylemleri ile destek verildi. Yetkililer eylemleri durdurmak amacıyla zaman zaman başörtüsü yasağının kaldırılacağına dair açıklamalar yapsalar da eylemler nedeniyle onlarca kadın gözaltına alındı. İran Başsavcısı Muhammed Cafer Mantazeri gözaltılara dair bir açıklamasında “Sokakta başörtüsü çıkarmak çok çocukça bir şey’’ derken bir yandan ağır cezalar yağdırılmaya devam ediyor. İranlı insan hakları aktivisti ve avukat Nesrin Sutude’nin de içinde olduğu pek çok kadın başörtü yasağını eleştirdiği için onlarca yıllık hapis cezaların yanında kırbaç işkencesine de mahkûm edildiler. Ancak İranlı kadınların direnişi karşısında devletin yaptırımları herhangi bir geri çekilmeye neden olmuyor. Kadınlar yasalar karşısında kendilerini savunmaya devam ediyorlar. Yasakları kendi varlığının teminatı gören ve sistemdeki en ufak çatlaktan korkan İran devleti de değişimin farkında fakat durduramıyor. Kadınların bedenlerini, yaşam biçimlerini, düşüncelerini yöneterek toplumu yönetmek artık mümkün olmayacak. 40 yıldır kadınların nasıl giyineceğinden tutun da nasıl edebiyat yapacağına, nerelere girebileceğine kadar karar veren erkek egemenlik karşısında kadın dayanışması kazanıyor. Çünkü hangi dinden hangi görüşten olursa olsun kadınlar, erkek egemenliğinin baskılarına diz çökmektense ayaklarının üstünde durmayı tercih ediyor. Bu açılardan bakıldığında dayanışma konusunda İranlı kadınlar mücadelede yol gösterici konumda.

Din dayatmasına, erkek yorumlamalarına meydan okuyor kadınlar. “Nasıl inanacağımıza ya da inancımızı nasıl yaşacağımıza neden erkekler karar veriyor? Onların stadlarda olması neden bizim olmamamız anlamına gelmeli? Bu soruların cevaplarını erkekler değil biz yanıtlıyoruz ve cevabı da biz veriyoruz: Yaşamımıza ve dayanışmamıza sahip çıkıyoruz!” Nasıl ki bugün başörtüsü takmamak için kadınlar İran’da direniyorsa biz de onların sesine ses oluyoruz, direnişlerini sahipleniyoruz. Diktatöre, Erkek egemen din dayatmasına karşı yaşasın kadın dayanışması!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir