Hey Dünya! Hissediyor musun, Yer Yerinden Oynuyor!

Dünya’nın her yerinde, yeryüzünün bütün kadınları isyanda! Bu dünyayı, bizleri, yaşamı, onuru boğmaya çalışan, hepimizi büyük çaresizlik, hiçlik, umutsuzluk sarmalına itmeye çalışan sisteme karşı dünya kadınları aynı slogan, düş ve kardeşlik duygularıyla sesleniyor. Birbirlerini hiç görmeyen, tanımayan kadınlar bulundukları mekanın çok ötesinde, büyük bir aşkınlık içinde, hiç sınırlar, engeller, barikatlar yokmuş gibi bin yıllık
kardeşlermiş, dostlarmış gibi aynı şarkıyı söylüyor aynı gökkubenin altında. Aynı şarkıyı
söylüyoruz.
Devrimci, feminist o ruh, sadece mekanları da aşmıyor bütün zamanların ötesinde kaybettiği kadınları gönlüne; onların sözlerini, ahlarını,antlarını bilincine nakşederek yürüyor. Bütün kayıplarını ve bütün gelecek düşlerini yürüyüşün “şu anına” katıyor. Şu anda binlerce yıllık bir coşku var, duyuyoruz.
Şili’de bütün sokaklarda, kendilerini yoksulluğa, yoksunluğa, her türden çürümüşlüğe iten patriarkal kapitalizme karşı “Depresyon değil kapitalizm” diyerek, her birimizin sıkıştığı evlerimizde elimizden tutuyor, yalnız değilsiniz diyorlar. İran’da Mavi kadının türküsünü stadyumlarımda hep bir ağızdan söylüyor, beyaz çarşambalarla bedenine
dokunmaya çalışan tüm mollalara yüzlerce yıllık cezalara rağmen direniyorlar.
Korkmuyoruz diyorlar.
Lübnan’da, devrim türküleri kadınlar öncülüğünde dansın, dans etmenin özgürleştirici metaforuyla tüm Lübnan’ı sarıyor. Maya topraklarından ağır kuşatmanın altında Mayalı kızkardeşlerimiz özgürlük alanlarını çoğalttıklarını kadın yoldaşlarına büyük bir coşkuyla
duyuruyorlar. Onların coşkusu, aşkı, tutkusu bir şiir gibi sarıyor bizi.
Ve bir diğer kız kardeşlerimiz ağır tankların, topların altında “Yaşatacağız” diyor, “Yaşatacağız devrimimizi!”
Kürt kadınları, enternasyonalist kadınlar dünyanın her bir yerinden, tarihin direnen ilk kadının coşkusu ve gamı ve duygusuyla da işte oradalar şimdi! Biliyoruz yine o coşkulu fotoğraflar düşecek önümüze ve biliyoruz yine ağlayacağız ama mutluluktan ama
coşkudan. Kırılacak o abluka! Hep beraber aynı anda yakacağız sigaralarımızı!
Ve bizler Türkiyeli kadınlar, her birimiz artık büyük kahkahalar atmak istiyoruz.
Her gün öldürülen kadınların “Yaşamak İstiyorum” çığlıkları altında eziliyoruz. Aynı acıyı paylaşıyoruz, aynı yalnızlık hissini, aynı yoksulluğu işte şimdi bizler de buradan sesleniyoruz, gelin aynılarımızı büyütelim. Bizler değil miyiz birbirimizin eşi. Bizi öldürmek isteyenlere karşı, küçümseyenlere, ezenlere, haklarımıza göz koyanlara, yaşayan ölülere
çevirmek isteyenlere karşı, biz değil miyiz birbirimizin isyanı.
Umut var! Dünya’nın her yerinde böyle büyük çığlıklar varsa hala söylüyorsak türkülerimizi, hala doluysa meydanlarımız, hala çekiyorsak halaylarımızı, govendlerimizi, hala dimdikse başımız, hala susturulmadıysa sözümüz Umut var!

Sımsıkı sarılalım, oradaBAHAR var!

Buradayız! Her yerdeyiz! Direnişteyiz!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir