Feminist İsyanı Yükselt, Elimiz Yakanızda!

Dünya’nın her bir yanından, hiç dinmeyen feminist isyan ve kadın isyanlarıyla 2021’e girdik. patriyarkal kapitalizmin, kahsavaşların, kah kuşatmaların, faşizmin, pandeminin en orta yerinde tek tek hedef alınmamamıza rağmen hiç durmadık, susmadık, itaat etmedik! Ya korku aklımıza hiç gelmedi ya da geldiğinde “Hayır, kız kardeşlerimiz için oradayız!” dedik.Hiç birimiz süper kadın+ kahramanlar değildik; etten, kemikten, zayıflıkları olan sıradan kadın+lar olarak belki de sadece süper kahramanların yapabileceği şeyleri başardık! Çünkü birlikte ve birbirimiz için direndik!

Karşımızda patriyarka, karşımızda heteroseksizm, karşımızda emperyalizm, karşımızda faşizm topu tüfeğiyle, sınırsız yetkileriyle, bütün karanlığıyla dikildi de dikildi! Bizi umutsuzluğa mahkûm etmeye çalıştıkları o anda hepimizin inşacısı olduğu bir kadın+ denizi, okyanusu kurduk. Aşkla, sevgiyle, umutla aktık o okyanusa!

Sevgili Zapata kız kardeşlerimiz, Meksika’da Şili’de, Arjantin’de feminist kolektiften kadınlar companeraslar “Bizim her şeyi yakmaya hakkımız var!” diyerek yakılan, katledilen, kaybedilen tüm kız kardeşlerinin öfkesiyle patriyarkal kapitalizmin tüm kurumlarını hedef aldı! Yoksul, göçmen, trans, natrans, gökkuşağının, mor bayrağın parçası olan tüm kadınlar denizler aşırı bizlere muhteşem bir umut ve direnme gücü verdi. Hal bu ki hiç tanımazdık birbirimizi, hiç görmedik, dokunmadık ama sarıldık, hemhalleştik. “Hadi bir adım bir adım daha!” dedik sımsıkı.

Rojava’da IŞİD barbarlığından tüm dinci-faşist barbarlıklara, kadınları yaşarken karanlık bir kuyuya atmak isteyenlere karşı direndi kadınlar. Üstlerinde bitmek bilmeyen bir bombardıman olsa da gülüşlerini, halaylarını, zılgıtlarını hiç kaybetmediler. Sayısız dilde sayısız kere aktılar birbirlerine! Keske sor-u zer, morlu, kızıllı, karalı birbirleri için en öne geçerek, hiç sakınmadan mücadele ettiler. Gözbebeğimiz bir devrimi, kadın özgürlüğüyle var ettiler. 

Polonya’da bedenimize, bizi bir “doğum fabrikası” haline getirmek isteyenlere karşı günlerce ama günlerce kent meydanında, her bir evde, fabrikada, sokakta adım adım büyük feminist grevi örgütledi kadınlar. Belki bu sene başaramadık ama yükselen feminist/kadın isyanımızla kürtaj hakkımıza kavuşacağız. Çünkü biriktiriyoruz! Çünkü geri çekilmiyoruz! Çünkü birbirimizi yükseltiyoruz!

Ve Biz Türkiye ve Kürdistan’dan kadınlar olarak adım adımdevreye sokulmak istenen bir planın içinden, faşizmin olanca kahverengiliğinden hiç susmadan buradayız dedik. Aile, anne kılınmak istendik; görünmeyen emeğimiz daha görünmez olsun, ismimiz yok olsun, varlığımız millete, aileye, patriyarkaya armağan olunsun istendik! Etmedik, etmeyeceğiz!

Anne değiliz, istersek oluruz, istersek doğururuz dedik. Kürtaj hakkımız için onlarca kadın/feminist bir araya geldiğimiz o günden beri birlikte mücadelemizi daha katmerlendirdik. Kadın olma hakkımızı bizden almak istediler. “Aile ve Sosyal Politikalar” adı altında, görünmeyen emeği, bakım emeğini kanımızı emen bir sülük gibi bize yapıştırarak verdikleri fonlarla bizi kurumsal bir hapishane olan eve daha da bağımlı kılmak istediler. Hayır dedik!

“Kadınlar çalıştığı için erkekler iş bulamıyor” dediler, zaten sefalet ücretini reva gördükleri işçilikten dahi bizi atmak istediler. Yıllarca direndiğimiz çalışma hakkımız için de, eşit işe eş değer ücret talebimiz için de, bakım hizmeti ev işi sadece bizim değil diyerek de evlerde, tarlada erkeklere, kocalara;  işte, fabrikada patronlara sermayeye sonuna kadar direniş dedik! Reklamlarında bizim mücadelemiz olan feminizmi kullanmak isteyen sermayeye karşı sizin maskeniz düştü dedik. Pandemi başında Dardanel Ton fabrikasında kadın işçilerin toplama kampı misali fabrikaya kilitlemeye çalışmanızı unutmadık!  Migros’ta direnen kadınları, Simbo’da direnen kadınları, Kadıköy Belediyesi’nde direnen kadın işçi, emekçileri unutmadık!

Durmadık. Durmadıkça cezasızlık politikasıyla erkek-devlet işbirliği arttı. Erkek şiddeti palazlandırıldıkça palazlandırıldı. Musa Orhan’lar, Zaynal Abarakov’lar Şirin Ünal’lar korundu, beslendi, İç İşleri Bakanı Soylu’nun talimatlarıyla serbest bırakıldı. Üstüne Şirin Ünal’a “Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı” bünyesinde yer verildi. Karakollardan kutsal aile direktifiyle bırakılan fail erkekler, erkek-yargıca haksız tahrik- iyi hal indirimlerine boğuldu. Bir kadın+ katletmeye neredeyse ödüller verildi! Üstelik bu kadınları katledenler kolluk mensubu olunca tamamen görmezden gelindi, arkasına iktidar mensuplarının fotoğraflarını alan erkekler her şeyi yapmayı kendilerine hak gördü! Kürdistan’da özel savaş politikalarıyla, cinsel istismar, tecavüzden; katletmeye, kaybetmeye, zırhlıyla ezmeye kadar erkek şiddeti bir devlet politikası olarak uygulandı. Leyla Güven “anasoylu” dediği için halkı kin ve düşmanlığa sevkle yargılanırken; Ayşe Gökkan’a yüzlerce dava açıldı.

AKP-MHP’de cisimleşen faşizm ve heteropatriyarkanınLGBTİ+ ve trans kadınlar üzerindeki nefret ve tecrit politikaları gün geçtikçe tırmandırıldı. Özellikle anayasayı askıya alan kurumun İletişim Bakanı Fahrettin Altun, açık bir biçimde nefret suçu işledi, aynı gün talimat aldık diyen polisler İstanbul 8 Mart Kadın Buluşması’na gökkuşağı renkli şemsiyeleri dahi almamaya çalışarak tüm nefretini LGBTİ+’lara yönetti. Trans+ kortejine saldırarak kadınları darp etti, trans kadınları işkence ile gözaltına aldı! Trans dışlayıcılıkla, transfobiyle her zeminde mücadele edeceğimizi bir kere daha deklare ediyoruz. Her biçimde, her bedende kadınız! Trans kadınlar kadındır! 

İşte tüm bu saldırılarla, tüm bu nefretle ama büyük direnişimizle de bu yıl da 8 Mart’a gidiyoruz. Bugün İstanbul’da 19. 8 Mart Feminist Gece Yürüyüşü’nde ve Türkiye’nin dört bir yanında feminist gece yürüyüşleri, kadın mitingleri ve buluşmalarında olacağız!

Elimiz, patriyarkal kapitalizmin, heteroseksizmin, faşizminyakasında! Aynur’un, Jale’nin, Sultan’ın, Eylem’in, Heval’inÖzge’nin, Asiye’nin ve Göze’nin elleriyle elimiz yakanızda! Direnen, katledilen, ezilen, sömürülen bütün yol arkadaşlarımızın elleriyle elimiz yakasında! Dünya’nın her yanında, hiç ummadığınız anlarda biz hep feminist isyanımızla karşınızda olmaya devam edeceğiz!

Feminist militanlıkla, feminist isyanımızı yükseltiyoruz!

Biz Kazanacağız!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir